Ulusal Devletlere Doğru
 
 
 
18. Kitap
 
resimli    İNDİR
 
resimsiz  İNDİR
 
18. Kitap Alıntı

 

Bilindiği gibi, Avrupa’da eskiden, her zanaat kolu teşkilatlanmıştı. Tüccar kuruluşlarının ise birbiri ile rekabeti yasaktı. Genel olarak ticarethanelere aynı aileden birkaç kişi birden sahipti. XVI. yüzyılda, yeni bir birlik şekli ortaya çıktı. Ticarethaneler tüzel kişilik kazanmaya başladılar. Yani, ortakların her birinin servetinden farklı olarak, müşterek bir mala sahip kişi gibi algılandılar. Ticarethane, adı ve amacı belli, gayri şahsi bir sermaye yapılanmasıydı. Buna İtalyanca “ ragio “,Fransızca “ raison sociale “, Almanca “ firma “ deniyordu. Bu tür şirketleşme, İngiltere’de ise “ partnership “ adı ile yayıldı.

 

Hindistan ile ticaret yapabilmek için, malı ve satışı beklemeye müsait sermaye yapısı olan, gerektiğinde malını ve şirketini silahla koruyabilen bir şirket yapılanması gerekiyordu.

 

İngiltere’de, XVI. Yüzyılın ortalarından sonra, saraya mensup asiller ile tacirler birlikte, hükümet himayesinde, yeni ticari şirketler kurmaya başlamışlardı. Şirket, kraldan aldığı bir fermanla, daimi ve hükmi bir kişi haline geliyordu. Ayrıca belirli bir bölgenin ticaretini yapma hakkına sadece o sahip oluyordu. Şirket, malların miktarını ve fiyatını belirlemek, gemilerin kalkışını kararlaştırmak, gerekli koruma tedbirlerini almak gibi aslında taşımaya değil müşteriye ait işleri de kendi yapıyordu. Her İngiliz, belli bir giriş ücreti karşılığında bu şirkete girebiliyordu. Bu şirketin içinde herkes kendi ticari işlemlerini kendi adına yapıyordu. İşte bu tip kurulan şirketlerden biri de Doğu Hint İngiliz Şirketiydi. Az sonra Hollanda da böyle bir şirket kuracağından biz buna İngiliz diyerek diğerinden ayırıyoruz.

 

 

18. Kitap Hakkında

 

 

Osmanlı ordusu eskisi gibiydi ama Habsburg ordusu gittikçe daha fazla son teknik gelişmeleri kullanmaya başlamıştı. Osmanlılarda kapıkulu sipahisi tüfeği (ordubozan) kabul etmez iken, Anadolu’da ortaya tüfek ve atı birlikte kullanan levent ve sekbanlar çıkıyordu. Bu sırada kapıkullarının kuralları da gevşiyor ve disiplin zayıflıyordu. Diğer bir yandan da yeniçeri sayısı artıyor bu da devletin giderini arttırıyordu. Ancak tüm Osmanlı topraklarında hakim güç kapıkullarıydı. Büyük Osmanlı ordusu çok yavaş hareket edebiliyordu. Artık düşman ordularını yakalayamıyor, uzak topraklara ulaşamıyordu.

 

Hindistan’da Babur imparatorluğu, Türk, Moğol, İran ve Afgan kökenlilerden meydana gelmiş ordusu sayesinde var olabiliyordu. Bu ordu sürekli yeni katılımlarla yenileniyordu. Ekber Şah yönetimi kanunsuz bir yönetimdi, her şey iki dudağının arasındaydı. Ganj suyu da o nereye giderse oraya götürülüyordu. Ekber Şah felaket halde bir Hindistan devir almıştı. Bunu reformlar yaparak hale yola koymaya çalıştı. Bu arada dinde de reform yapmaya çalışıyordu. Sonunda “ Dini İlahi “ yi kurdu.

 

Rusya’nın başında Korkunç İvan vardı. Çar bir yandan ülke yönetiminde yeniden şekillendirmeler yapıyor, bir yandan da Rusya Sibirya’da durmadan ilerliyordu. Bu ilerlemeye Sibirya Hanlığı karşı duramıyordu. İvan toprakların yeteri kadar ekilip, yeteri kadar vergi alabilmek için köylülerin yerlerinden ayrılmalarını yasakladı.

 

1576 yılında Osmanlılarda ilk rasathane açıldı. Bir gözlem evi de Danimarka’da kurulmuştu. Osmanlı rasathanesinin ömrü kısa olurken, diğeri Kepler’e gözlem şansı verecekti. Osmanlı gözlem evi, hurafeler nedeniyle, kurulduktan 4 yıl sonra top ateşi ile yıkıldı.

 

1577 de İspanyol hazinesinin iflası, şimdi Hollanda denilen ülkenin İspanya’dan kopmasını ateşledi. 1579’da ülke fiilen ikiye bölündü.

 

1578’de Osmanlı İran savaşları tekrar başladı. Bu savaşlar 1639 Karsı Şirin anlaşmasına kadar sürecekti. Aslında Osmanlılar Hazar Denizine ulaşmak istiyorlardı. Osmanlı ülkesine Avrupa’dan önce gümüş, sonra da kalp para girdi. Kalp para piyasadan akça’nın çekilmesine neden oldu. Böylece ülkede korkunç bir enflasyon başladı. Parasız kalan devlet tımarları satılığa çıkardı. Toprak özelleşmeye başladı.

 

1588’de Safevi tahtına Şah Abbas geçti. İran’ı Şeybaniler ve Osmanlılar iki yandan sıkıştırıp, ilerliyorlardı. Şah Abbas Osmanlılar ile mecburi bir sulh akdi imzaladı. O yıl büyük Mimar Mimar Sinan öldü.

 

İspanya kralı kızını Portekiz kralı ile evlendirerek, Portekiz tahtına kement attı. Fas için karşı karşıya gelen Portekiz ve Osmanlı ordularında üç kral savaşını Osmanlılar kazandılar. Bu savaşta Portekiz kralı ölünce gelişmeler Portekiz’in İspanya’ya bağlanmasına kadar devam etti.

 

I. Elizabeth dönemi İngiltere’nin yükselişe geçtiği ve geleceğin temellerinin atıldığı dönem olmuştu. İspanya İngiltere’ye çıkarma yapmak istedi ise de İspanyol donanması İngiliz-Hollanda ortak donanması tarafından yok edildi. Bu sırada İngiltere’de prütanlık da gelişiyordu.

 

Veba Avrupa’da dolaşıyordu. Ölen öleneydi. Veba gibi insanları öldüren bir diğer felakette mezhep kavgalarıydı.

 

Avrupa’da asiller kılıç gücünden gelen asillerdi. Onların çalışmaları tanımlı değildi. Toprakları vardı. Ama gelirleri giderlerini karşılamıyordu. Çok büyük asiller hariç sürekli borçlanıyorlardı. Burjuvalar da bir yolunu bulup, asil olmaya çalışıyorlardı. Burjuvaların asilleşmesi, kılıç asillerinin çoğunun yok olduğu İngiltere’de Kara Avrupa’sından daha kolaydı.

 

Avrupa’da din savaşları ve mücadeleleri nedeniyle yaşanan dehşet, pek çok insanı dinden soğutmuştu. Bu dinsizliğin gelişmesine de yol açıyordu. Ancak kimse kendine ateist denmesini istemiyordu. Çünkü ateist lafı bir zamanla ülkemizde kullanılan komünist gibi çok suçlayıcı bir ifadeydi.

 

Yeni Kabbalacı görüş Osmanlı İmparatorluğunun Balkan eyaletlerinde gelişti. 1492 yılında Sefarat Yahudilerinin İspanya’da uğradıkları felaket, İsrail’in kurtuluşu özlemini yeniden canlandırmıştı. Hatırlanacağı gibi bazı Yahudiler Yunanistan’dan Filistin’e göç etmişlerdi. Sürgün, onları küçük düşürmüştü. Bu psikolojiyi iyileştirmek zorundaydılar. Şekina yerden kalkmalıydı. Bu sırada mistik bir canlanma tekrar başladı. Canlanma felsefi değil mistikti. Çünkü kırılan kalpleriydi. Kafaları ise hala çok iyi ve dünyevi çalışıyordu.

 

Kabala şuraya varmıştı: En Sof dünya düşüncesiydi. Yaratılırken bütün yaratılanlar aynıydı ama vücut bulurken ayrışıyordu.

 

Afrika’dan Amerika’ya köle akışı devam ediyordu. Her yer ölüm ve işkence kokuyordu. Avrupalılar arasında ise yeni sömürgeler bulma yarışı vardı. Ortaya konan sömürge sistemi milyonlarca insanı hayasızca yağmalamak üzerine kurulmuştu. Bu korkunç sömürü, bütün Avrupa’ya ama özellikle İngiltere ve Hollanda’ya, dev bir sermaye birikimi fırsatını verdi. Avrupa’da fiyat patlaması oldu, pahalılık aldı başını gitti.

 

Coğrafi keşifler Avrupa’da insanların beyinlerini de açmıştı. Sanki akıl birden bire kelepçelerinden kurtulmuştu. İnsanlar Okyanusları keşfetmekle sadece yeni kıtalar ve yollar bulmadılar. Yıldızların, kainatın, bitkilerin, hayvanların ve daha pek çok şeyin farkına varmaya başladılar. Eski düşünce ve alışkanlıklar alt üst oldu. Şimdi sosyal ve teknik devrimler başlıyordu.

 

Derken Montaigne yaşadı. Deneyimlerimizin temelinde kuşkuculuğun yer alması gerektiğini, söyledi. Montaigne klasik yazarlardan elde ettiği bilgiyi büyük bir rahatlık içinde kullanmaktaydı.

 

Hümanizm İngiltere’ye gelmişti. Ortaya büyük tiyatro yazarı Shakspeare çıktı. İspanya’da ise Cervantes vardı.


Çin’de Ruggieri Okumuşlarla sohbetler yapıyordu. 1685 yılında bir Çinli Hıristiyan oldu.

 

Japon’ya yabancıları zararlı bulmaya başlamıştı. Yabancılara limanlarını kapattı ve onları kapı dışarı etti.

 

1589’da devalüasyon karşısında ücretleri eriyen Yeniçeriler, kazan kaldırıp, kelle istediler. İstekleri yerine geldi. O yıl Fransa kralı öldürüldü, IV. Henry (Protestan) Fransa Kralı oldu. Fransa tahtı Valoislardan Bourbonlara geçmişti. Moskova metropollüğü de 5’ci patriklik oldu. Bu Rusya’nın çok işine yarayacak bir gelişmeydi. Bu sırada Avrupa’da mezhep kavgaları zalimce ve şiddetle sürüyordu.

 

Asrın sonuna doğru Meksika’da yerli halk ile İspanyollar karışıyor ve buradan Meksika halkı çıkmaya başlıyordu.

 

1590 yılında Toyotomi Hideyoşi Japon birliğini kurdu. Hideyoşi Avrupalıların yaptıklarını öğrendikçe Japon ahlakını bozacaklar diye korkmaya başladı.

 

1593 yılında Osmanlı Alman savaşı başladı. 14 yıl süren bu savaşa uzun savaş denir. Bu savaş sırasında Osmanlı Akıncılarının sonu da geldi. Bu sırada Portekiz’de İmparatorluğunu kaybetmeye başlamıştı. Portekiz’i inişe götüren en önemli etkenlerden biri de Osmanlıların şiddetli mücadelesiydi. Ancak Portekiz’den boşalan yere şimdi Hollanda geliyordu.

 

Avusturyalılara karşı (Almanlar) Osmanlı ordusunun başına Padişah III. Mehmet bizzat geçmişti. Osmanlılar Haçova meydan savaşında Avusturya’yı çok zor mağlup edebildiler.

 

1597 de Şerefname (İlk Kürt Tarihi) yazıldı. Batı’da da İlk opera kabul edilen Dafne yazılmıştı.

 

1600 yılında İngiltere’de “ İngiliz Doğu Hint Şirketi “ kuruldu. Bu şirket tüzel kişiliğe sahipti.

 

18. Kitap’ta bir de XVI. yüzyıl sonu itibarı ile Çin ele alınmıştır. Ayrıca XVI. Yüzyıl sonu itibarı ile Osmanlı ordusu ve Akıncılar, Osmanlı ekonomisi, Celali isyanlarının nedeni, Osmanlılarda ticaret ve burjuvazi hakkında da bilgi verilmektedir.

 

XVI. asrın sonu itibarı ile Avrupa’da genel durum anlatılmıştır.

 

XVI. asır biterken hala dünyanın en güçlü devleti Osmanlı İmparatorluğuydu.

 

 

18. Kitabın içindeki konulardan bazıları şunlardır:

 
  • Osmanlı Askeri Sistemi eskiyor
  • Toplar ve atlar
  • Osmanlıda Şiir ve tarih
  • Osmanlı Bürokrasisinde Gelişme
  • Hindistan’da Ekber Şah yönetimi
  • Hindistan’da Reform
  • Rusya Sibirya’da İlerliyor
  • Çar İven Yönetimi yeniden şekillendiriyor
  • Hindistan’da Dini Tartışmalar
  • Sudan Ucuz Toprak
  • Rasathane
  • Guillaume d’Orange
  • Adil İmparatorluk
  • Fas’ta Portekiz’in Sonu
  • Portekiz-Yerli melezlemesi
  • Sokullu’nun Ölümü
  • Venedik Ressamları
  • Ukrayna veya Rus Kazakları
  • Osmanlı Safevi Savaşı
  • İlmiye
  • Osmanlıda Kullar
  • Osmanlı el yazmaları
  • Pays-Bas parçalanıyor
  • İspanya ve Fransa Katolik müttefikliği
  • Osmanlı Rasathanesi yıkılıyor
  • Musevilikte Yeni Gelişmeler
  • Tanrı’nın İnsana ihtiyacı var
  • Cizvit Ruggieri
  • Turkey Company
  • Köroğlu
  • Livonian Savaşı
  • Osmanlı Tımarları Özelleşiyor
  • 1584 Osmanlı Develüasyonu
  • Büyük İvan’ın Ölümü
  • Antwerp Kuşatması
  • Amerikan Plantasyonları
  • Montaigne
  • İngiltere Öne çıkıyor
  • Prütenler
  • Japonya’da Yabancıların sonu
  • İran Halkı
  • Mimar Sinan
  • Yeniçeri İsyanı
  • Japonya’da Yabancıların sonu
  • İran Halkı
  • Mimar Sinan
  • Yeniçeri İsyanı
  • Japonya’da Yabancıların sonu
  • İran Halkı
  • Mimar Sinan
  • Yeniçeri İsyanı
  • Japonya’da Yabancıların sonu
  • İran Halkı
  • Mimar Sinan
  • Yeniçeri İsyanı
  • Son Valois
  • Moskova Patrikliği
  • Arnavutluk
  • Meksika’da Gelişmeler
  • Çin
  • XVII. yy girerken Osmanlı İmparatorluğu
  • Osmanlı ordusu
  • Akıncılar
  • Osmanlı Ekonomisi Bozulmaya Başlıyor
  • Celali isyanları
  • Japon Birliği
  • Japon Ahlakı
  • Tunus’ta Dayılar
  • Vatikan Sahte belge
  • Tarımda İlerleme
  • Osmanlı Habsburg Savaşı
  • Osmanlı Karşıtı ittifak
  • Sömürge peşinde
  • Sultan III. Murat’ın Ölümü
  • Jean Bodin
  • Estergon Avusturyalıların
  • Hollanda geliyor
  • Haçova Meydan Savaşı
  • Astronomi
  • Şerefname
  • Nantes Fermanı
  • İspanya
  • Özbeklerin Çöküşü
  • Tokugava
  • Azov
  • Osmanlı Gövde Gösterisi
  • Avrupa’da Asiller
  • Avrupa’da halk
  • Hermes Külliyatı
  • Ateizm
  • Kanije Osmanlıların
  • Doğu Hint İngiliz Şirketi
  • Potosi Madenleri
  • Marie de Medici
  • XVIII. yy girerken Avrupa
  • Avrupa’da Adalet
  • XVII. yy Osmanlı’da Genel Durum
  • Osmanlı Sanatında Durum
18. Kitap
 
resimli    İNDİR
 
resimsiz  İNDİR